Hanefi Fıkhı Sorular
Soru ve Cevaplarla Hanefi Fıkhı
Süt Emen Çocuğun Elbiseye Bulaşan İdrarının Temizlenmesinin Gerekir mi?
Ümmü Seleme (r.anhâ) şöyle anlatmaktadır: Hasan veya Hüseyin (r.anhümâ) Hz. Peygamber (s.a.v.)’in karnı üzerine işemeye başlamıştı. Resûlullah (s.a.v.) onun çişini bitirmesini bekledi. Sonra da su istedi ve sidiğin üzerine döktü.
Necâsetin Sıçrayan Kısmının Hükmü Nedir?
İbn Abbas (r.a.)’ın nakline göre Resûlullah (s.a.v.), “Abdest aldığında el ve ayak parmaklarını ovala” buyurmuştur.
İzi Kalan Necâsetin Hükmü Nedir?
Elbisesine kan bulaşan hayızlı kadının ne yapacağına dair soruya Hz. Aişe (r.anhâ), “Onu yıkasın eğer kanın izi gitmezse onun rengini sarı bir şeyle değiştirsin” diye cevap vermiştir. (Ebû Dâvûd, “Tahâret”, 130) Bize göre kanın izini gidermenin vacip olmadığına hadisin delâleti açıktır. Zira onun rengini sarıyla değiştirmek ittifakla onu temizlemek anlamına gelmemektedir.
Necâset Sudan Başka Sıvılarla Temizlenebilir mi?
Hz. Aişe (r.anhâ) şöyle demiştir: Bizim sadece bir elbisemiz bulunmaktaydı ve adet günlerimizde de onu giyerdik. Birimizin elbisesine kan bulaştığında onu tükürüğüyle temizler veya tırnağıyla kazırdı. (Buhârî, “Hayz”, 11; Abdürrezzak b. Hemmam, el-Musannef, I, 320)
Dirhem Miktarı Necâsetin Hükmü Nedir?
Hz. Aişe (r.anhâ)’nın nakline göre Resûlullah (s.a.v.), “Biriniz, tuvalet ihtiyacını görmek istediğinde taharetlenmek için yanına üç taş alsın. Bunlar ona yeter” buyurmuştur. (Ahmed b. Hanbel, VI, 38; Ebû Dâvûd, “Tahâret”, 21; Nesâî, “Tahâret”, 7)
Şarap Necis midir?
Ebû Sa’lebe el-Huşenî, “Biz ehl-i kitapla komşuluk yapıyoruz. Onlar kaplarında domuz eti pişiriyor, kâselerinde şarap içiyorlar” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), “Başka bir kap ve kâse varken onlarınkinden yiyip içmeyin. Bu mümkün değilse suyla yıkadıktan sonra onlardan yiyin için” buyurdu. (Buhârî, “Zebâih”, 4, 10, 14; Müslim, “Sayd”, 8; Ebû Dâvûd, “Et’ime”, 46; Tirmizî, “Et’ime”, 7)
Meni Necis midir?
Elbiseye bulaşan meni hakkında Hz. Aişe (r.anhâ), “Görüyorsan onu yıka, görmüyorsan bir miktar su serp” demiştir.
Ayakkabı ve Meste Bulaşan Pislik Nasıl Temizlenmelidir?
Ebû Hureyre (r.a.)’in nakline göre Hz. Peygamber (s.a.v.), “Biriniz mestleriyle bir pislik üzerine basarsa (bilsin ki) onların temizleyicisi topraktır” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, “Tahâret”, 137; İbn Hibbân, Sahih, IV, 249; Hâkim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek, I, 166; İbn Huzeyme, Sahih, I, 148; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, II, 430)
Eti Yenen Hayvanların İdrarları Temiz midir?
Ebû Sa’lebe el-Huşenî, “Biz ehl-i kitapla komşuluk yapıyoruz. Onlar kaplarında domuz eti pişiriyor, kâselerinde şarap içiyorlar” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), “Başka bir kap ve kâse varken onlarınkinden yiyip içmeyin. Bu mümkün değilse suyla yıkadıktan sonra onlardan yiyin için” buyurdu. (Buhârî, “Zebâih”, 4, 10, 14; Müslim, “Sayd”, 8; Ebû Dâvûd, “Et’ime”, 46; Tirmizî, “Et’ime”, 7)
Çoraplar Üzerine Mesh Edilebilir mi?
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.) çorapları ve pabuçları üzerine mesh eder
Mest Üzerine Mesh Edilebileceğini Bildiren Hadis-i Şerifler
Saffan b. Assal (r.a.) anlatmaktadır: Resûlullah (s.a.v.) seferî iken
Meshin Süresi Ne Kadardır?
Abdurrahman b. Ebî Bekre’nin babasından nakline göre Resûlullah (s.a.v.) mest üzerine meshin müddetini yolcu için üç gün üç gece, mukim için bir gün bir gece olarak belirlemiştir. Hadisi İbn Hibbân (Sahih, IV, 157) rivayet etmiştir. Hadisin konuya delâleti açıktır.
Mest Ayakkabısı Üzerine Mesh Edilebilir mi?
Bilal (r.a.)’in nakline göre Hz. Peygamber (s.a.v.) ayakkabıları ve
Sargı Üzerine Mesh Yapılabilir mi?
Ebû Ümâme (r.a.), “Uhud savaşında İbn Kami’e yaraladığında Hz. Peygamber (s.a.v.)’i abdest aldığında sargıyı çözüp abdest suyuyla yara üzerine mesh ederken gördüm” demiştir. Hadisi Taberânî el-Mu’cemü’l-kebîr’de (VIII, 131) rivayet etmiştir.
Mesh Nasıl Yapılır?
Hz. Ali (r.a.), “Eğer din (akıl) ve re’yle olsaydı, mestin üstünü değil de altını mesh etmek daha uygun olurdu. Hâlbuki ben, Resûlullah (s.a.v.)’i mestlerinin üstüne mesh ederken gördüm” demiştir. (Ebû Dâvûd, “Tahâret”, 63)
Selam Almak Gibi Abdestsiz Yapılabilecek Şeyler İçin Teyemmüm Alınır mı?
Ebü’l-Cüheym b. Haris b. Sımme el-Ensârî (r.a.)’in nakline göre Hz. Peygamber (s.a.v.) Cemel kuyusu tarafından gelirken karşılaştığı bir adam ona selam verdi. Hz. Peygamber (s.a.v.) adamın selamına duvara doğru gidip ellerini ve yüzünü mesh ederek teyemmüm aldıktan sonra kar¬şılık verdi. (Buhârî, Teyemmüm, 2)
Su Bulunmadığında Cinsel İlişki Sebebiyle Teyemmüm Edilebilir mi?
Hakim b. Muaviye’nin nakline göre amcası şöyle anlatmıştır: “Ey
Toprak Cinsinden Başka Bir Nesne ile Teyemmüm Yapılabilir mi?
Teyemmümü mutlaka toprakla yapmak şart ol¬mayıp toprak cinsinden olan diğer nesnelerle de yapılabilir.
Teyemmüm Nasıl Yapılır?
Cabir b. Abdullah (r.a.)’in nakline göre Hz. Peygamber (s.a.v.),
Toprak Cinsinden Olup Üzerinde Toz Bulunmayan Nesnelerle Teyemmüm Yapılabilir mi?
Ammar b. Yasir (r.a.)’in naklettiği hadiste Hz. Peygamber (s.a.v.) kendisine, “Ellerini yere vurup silkeleyerek yüzüne ve kollarına mesh etmen yeterliydi” buyurmuştur. (Müslim, “Hayz”, 111)
Kişi Bir Teyemmümle Ne Kadar Namaz Kılabilir?
İbn Abbas (r.a.), “Kişi bir teyemmümle dilediği kadar namaz kılabilir” demiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Nasıl Gusül Alırdı?
Hz. Aişe (r.anhâ) anlatmaktadır: Resûlullah (s.a.v.) cünüplük sebebiyle gusül aldığında önce ellerini yıkar ve namaz abdesti gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya sokar ve saç diplerini onunla ovalar, avucuyla başına üç defa su dökerdi. Daha sonra ise suyu bütün vücuduna dökerdi. (Buhârî, “Gusl”, 1,6)
Sabah elbisesinde yaşlık gören kimse ne yapar?
Abdurrahman, Mücahid ve Atâ şöyle anlatmışlardır: Resûlullah (s.a.v.)’in huzuruna çıkan Ümmü Süleym (r.anhâ), “Kadın da erkek gibi ihtilam olduğu zaman gusletmesi gerekir mi?” dedi. Resûlullah (s.a.v.), “Kadın şehvet hissediyor mu?” dedi. Ümmü Süleym (r.anhâ), “Muhtemelen” diye karşılık verdi. Resûlullah (s.a.v.), “Kadın ıslaklık hissediyor mu?” dedi. Ümmü Süleym (r.anhâ), “Belki” diye karşılık verdi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.), “O halde gusletsin” buyurdu. Onunla karşılaşan kadınlar, “Ümmü Süleym (r.anhâ)! Resûlullah (s.a.v.)’e karşı bizi rezil ettin” dediler. Ümmü Süleym (r.anhâ), “Böyle bir durumda haram veya helal olanları da soracaktım” diye karşılık verdi. (Saîd b. Mansur, Sünen)
Vakit Çıkmadan Su Bulunacağını Uman Kişinin Ne Yapmalıdır?
İmam Malik’in Nâfi’den nakline göre Abdullah b. Ömer (r.a.) ile birlikte Curf mevkiinden dönüp Mirbed mevkiine geldiklerinde İbn Ömer (r.a.) devesinden indi, yüzünü ve dirseklerine kadar kollarını mesh ederek temiz toprakla teyemmüm alıp namazını kıldı.
Üzerinde Toz Bulunmayan Taşla Teyemmüm Edilebilebilir mi?
Ebü’l-Cüheym b. Haris b. Sımme el-Ensârî’nin nakline göre Hz. Peygamber (s.a.v.)’e selam verdiğinde O (s.a.v.) önce duvara doğru gidip el¬lerini ve yüzünü mesh etmeden selamını almamıştır. (Buhârî, “Teyemmüm”, 2)
Mukim Birisi Suyun Bir veya İki Mil Uzakta Bulunması Durumunda Teyemmüm Edebilir mi?
Nafi’in nakline göre İbn Ömer (r.a.), “Hz. Peygamber (s.a.v.)’i Medine evlerinin görülebileceği bir yer olan Mirbedü’n-naam’da teyem¬müm ederken gördüm” demiştir.
Teyemmüm İçin Vaktin Girmesinin Şart mıdır?
Ebû Ümâme (r.a.)’den nakledildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v.), “Yeryüzü benim ve ümmetim için mescit ve temizleyici kılındı. Dolayısıyla namaz vakti nerede olmuşsa ümmetimin mescidi ve abdest için temizleme vasıtası hemen oradadır” buyurmuştur.
Abdest veya Teyemmümsüz Namaz Kılınabilir mi?
Abdest ve teyemmümü bozulan kimsenin namazının sahih olmaz ve bu şekilde kılınan namazın kaza edilmesi gerekir.
Soğuk veya Yara Sebebiyle Teyemmüm Yapılabilir mi?
Amr b. As (r.a.) şöyle anlatmaktadır: Zâtü’s-selâsil gazvesinde soğuk bir gecede ihtilâm oldum. Gusledersem helâk olacağımdan korktum ve sabah namazını (orduya) teyemmümle kıldırdım. Medine’ye döndükten sonra bunu Hz. Peygamber (s.a.v.)’e haber verdiler. Resûlullah (s.a.v.), “Ey Amr, sen cünüp olarak mı namaz kılardın?” diye sordu. Yıkanmama engel olan durumu zikrederek, “Ben Allah’ın ‘Kendi kendinizi öldürmeyi¬niz, Allah size karşı merhametlidir’ buyurduğunu işittim” dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) güldü ve hiçbir şey demedi.
Bir Teyemmümle Birden Fazla Farz Namazı Kılınabilir mi?
Bir teyemmümle birden fazla farz namaz kılınabilir ve namaz vaktinin çıkmasıyla teyemmüm bozulmaz.
Su Bulunacağı Ümidiyle Teyemmümü Vaktin Sonuna Ertelemenin Hükmü Nedir?
Hz. Ali (r.a.), “Seferî iken cünüp olan kimse vaktin sonuna kadar bekler, su bula¬mazsa teyemmüm ederek namazını kılar” demiştir.
Teyemmümle Kılınan Namaz Su Bulunması Halinde Tekrar Kılınır mı?
Atâ b. Yesâr’ın nakline göre Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.) şöyle anlat¬maktadır: İki kişi bir yolculuğa çıktılar. Namaz vakti geldiğinde yanlarında su yoktu. Temiz toprakla teyemmüm edip namazlarını kıldılar. Fakat namaz vakti çıkmadan su buldular. Bunun üzerine onlardan biri abdest alarak na¬mazını yeniden kıldı. Diğeri ise bunu yapmadı. Daha sonra durumu anlat-tıklarında namazını tekrar kılmayana Resûlullah (s.a.v.), “Sünnete uygun davrandın, namazın sahihtir”; namazını tekrar kılana ise, “Sen de iki kat sevap aldın” buyurdu.
Bedeli Olmayan İbadetlerde Teyemmüm Yapılabilir mi?
Cenaze namazı gibi bedeli bulunmayan ibadetlerde abdest aldığında namazı kaçırma durumu söz konusu olduğunda su bulunsa da teyemmüm yapılabilir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Nasıl Gusül Alırdı?
Hz. Aişe (r.anhâ) anlatmaktadır: Resûlullah (s.a.v.) cünüplük sebebiyle gusül aldığında önce ellerini yıkar ve namaz abdesti gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya sokar ve saç diplerini onunla ovalar, avucuyla başına üç defa su dökerdi. Daha sonra ise suyu bütün vücuduna dökerdi. (Buhârî, “Gusl”, 1,6)
Misvak Kullanmanın Abdestteki Yeri Nedir?
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Eğer ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım her abdest aldıklarında misvak kullanmalarını emrederdim.” (İmam-ı Malik, Ahmed b. Hanbel, Nesai)
Sakalı Hilallemenin Sünnet Olan Şekli Nasıldır?
Hz. Osman (r.a.)’in rivayetine göre abdest alırken Resûlullah (s.a.v.) sakalını hilallerdi.
Sakalın Dibine Suyu Ulaştırmak Gerekir mi?
Yüze dâhil olduğu ve dibine ulaştırmanın kolaylığı sebebiyle suyu seyrek sakalın dibine ulaştırmanın gerekliliği “Yüzlerinizi yıkayın” (el-Mâide 5/6) âyetinden anlaşılmaktadır. Sık sakalın dışının yıkanmasının farz olmasıyla ilgili İhyâ şerhindeki açıklama şöyledir: Sık sakalın sadece dışının yıkanması farzdır. Zira Hz. Peygamber (s.a.v.) abdest alırken bir avuç suyla yüzünü yıkamıştır. (Buhârî, “Vudu”, 7) Bir avuç suyla yıkanması durumunda genellikle suyun sık sakalın dibine ulaşması mümkün değildir. Şu halde hadisten sık olan sakalın dibine suyun ulaşmasının gerekli olmayacağı anlaşılmaktadır.
Parmakları ve Diğer Abdest Uzuvlarını Ovalamanın Hükmü Nedir?
Hz. Aişe (r.anhâ) anlatmaktadır: Resûlullah (s.a.v.) cünüplük sebebiyle gusül aldığında önce ellerini yıkar ve namaz abdesti gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya sokar ve saç diplerini onunla ovalar, avucuyla başına üç defa su dökerdi. Daha sonra ise suyu bütün vücuduna dökerdi. (Buhârî, “Gusl”, 1,6)
Gusül esnasında ağza ve burna su verirken nelere dikkat etmeliyiz?
Hz. Ali (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cünüplükten yıkanırken kim kıl dibi kadar bile bir yeri yıkamadan bırakırsa ona (terk edilen yere veya bu yeri yıkamayıp terk eden kişiye) şöyle (veya şu kadar süre) azab edilir.” Hz. Ali (r.a.) üç defa, “buna sebep başıma kızdım” der ve onu tıraş ederdi. (Ebû Dâvûd, “Tahâret”, 97; İbn Mâce, “Tahâret”, 106; Ahmed b. Hanbel, I, 94, 101,133.)
Guslettikten sonra meni gelirse yeniden gusletmek gerekir mi?
Hakem b. Amr’ın rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.), “Guslettikten sonra erkeklik organında bir şey gören abdest alsın” buyurmuştur. (Taberânî Mu’cemü’l-kebîr, III, 217)
Gusül yaparken kadınının saç örgüsünü çözmesi gerekir mi?
Hz. Ümmü Seleme (r.anhâ) anlatmaktadır: “Ey Allah’ın Elçisi, Ben saçlarımı örüyorum. Cünüplük sebebiyle yıkanırken onları çözeyim mi?” diye sordum. “Hayır! Başına üç avuç su dökmen yeter. Sonra da vücuduna suyu dökünür ve temizlenirsin” buyurdu. (Müslim)
Abdestinin bozulup bozulmadığından şüpheye düşen kimse ne yapar?
İbn Abbas (r.a.)’in rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Biriniz namaz kılarken şeytan gelerek oturağına üfler. O kimse abdesti bozulmadığı halde abdestinin bozulduğunu zanneder. Böyle bir durumdaki kimse ses veya koku duymadıkça namazını bırakmasın.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XI, 177, 270 (Benzeri lafızlarla rivayet edilmiş olup ravileri Buhârî ravileridir); Heysemî, Keşfü’l-estâr, I, 147; Mecmaü’z-zevâid, I, 242. Hadisin aslı Abdullah b. Zeyd (r.a.) rivayetiyle Buhârî (“Vudu”, 4) ve benzeri lafızlarla Ebû Hüreyre (r.a.) rivayetiyle Müslim’de (“Hayz”, 98) bulunmaktadır.)
Abdestte Ağız ve Burun Temizliği Nasıl Yapılır?
Amr b. Yahya el-Mâzinî babasından nakleder: Bir adam Amr b. Yahya’nın dedesi Abdullah b. Zeyd (r.a.)’e, “Resûlullah (s.a.v.)’in abdest alışını bana gösterebilir misin?” diye sordu. Abdullah b. Zeyd (r.a.), “Evet” dedikten sonra su istedi. Eline su dökerek onu iki defa yıkadı. Üç defa ağzını çalkaladı, üç defa burnuna su verip dışarı attı, üç defa yüzünü yıkadı. İkişer defa dirseklerine kadar kollarını yıkadı. Ön taraftan arkaya ve arkadan öne olmak üzere iki eliyle başını mesh etti. Mesh ederken başının ön tarafından başlayıp ellerini ensesine götürüyor sonra da ellerini gerisin geriye ilk başlangıç yerine getiriyordu. En sonunda da ayaklarını yıkadı. Hadisi Buhârî rivayet etmiştir.
Âzâları Üçer Defa Yıkamanın Sünnet Oluşunun Delili Nedir?
Enes b. Malik (r.a.) şöyle anlatır: Resûlullah (s.a.v.) abdest için su istedi ve onunla yüzünü, ellerini ve ayaklarını birer defa yıkadıktan sonra, “Bu daha azını Allah’ın kabul etmeyeceği kimsenin abdestidir” buyurdu. Bir müddet sonra tekrar su istedi ve onunla yüzünü ve ellerini ikişer defa yıkadıktan sonra, “Bu Allah’ın sevabını artırdığı kimsenin abdestidir” buyurdu. Bir müddet sonra tekrar su istedi ve onunla yüzünü ve ellerini üçer defa yıkadıktan sonra, “Bu da, Peygamberimiz (s.a.v.)’in ve O (s.a.v.)’nden önceki peygamberlerin abdestidir” buyurdu. İbn Hacer’in nakline göre (et-Telhîsü’l-habîr, I, 85) hadisi Ebû Ali b. Seken Sahih’inde rivayet etmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v)’in ve Ashab-ı Kiram (r.a.e.)’in Abdestleri Nasıldı?
Amr b. Yahya el-Mâzinî babasından nakleder: Bir adam Amr b. Yahya’nın dedesi Abdullah b. Zeyd (r.a.)’e, “Resûlullah (s.a.v.)’in abdest alışını bana gösterebilir misin?” diye sordu. Abdullah b. Zeyd (r.a.), “Evet” dedikten sonra su istedi. Eline su dökerek onu iki defa yıkadı. Üç defa ağzını çalkaladı, üç defa burnuna su verip dışarı attı, üç defa yüzünü yıkadı. İkişer defa dirseklerine kadar kollarını yıkadı. Ön taraftan arkaya ve arkadan öne olmak üzere iki eliyle başını mesh etti. Mesh ederken başının ön tarafından başlayıp ellerini ensesine götürüyor sonra da ellerini gerisin geriye ilk başlangıç yerine getiriyordu. En sonunda da ayaklarını yıkadı. (Buhârî )
Ehl-i Kitapla İttifak mı?
Bazı kimseler, “Üç dinden herhangi bir dine inanmak yeterlidir. Mühim olan Kelime-i Tevhid inancıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.)’i kabul ve tasdîk etmek ise şart olmayıp bir kemâl mertebesidir”. “Ehl-i kitap ile Amentü’de ittifâk hâlindeyiz.” iddiasında bulunuyor. Bu iddiaya “Âmentü” yü yani Îmân’ın şartlarını tek tek ele alarak cevap verelim:
İyi Bir Müslüman Olmak İçin Nereden Başlamalıyız ?
Sünnetlerin terk edildiği, bid’atlerin ortaya çıktığı, dînin zayıfladığı şu âhir zamanda öncelikle Kitab ve Sünnet’e göre âkâidin düzeltilmesi yani inanca dâir hususların iyi bilinmesi lâzımdır.
Ehl-i Sünnet Vel Cemaat Kime Denilir?
EHL-İ SÜNNET VE’L CEMAAT’İN DOĞUŞU
Yol Gösterici Nasıl Seçilmelidir?
Tasavvuf yoluna giren kişinin mürşid-i kâmile olan ihtiyacı ve mürşidin misâli, denizde boğulmakta olan kişinin, kendisini boğulmaktan kurtarması, sanatında yüzme işinde iyi ve kamil bir yüzücüye olan ihtiyacı gibidir.
İslâm'da Tasavvufun Yeri Nedir?
İslam'dan habersiz olarak müsteşrik kafasıyla ona yaklaşan ve çirkin yalanlan ve iftiralarıyla İslam tasavvufuna saldıranlara aslında pek diyeceğimiz yok. Ancak bir de şeriat adına tasavvufa karşı çıkanlar var ki. asıl sakat görüşler bu tür zümrelerden gelmektedir. Tasavvuf adına getirilmiş bid'atler yok mudur? Elbette vardır. Özellikle son zamanlarda İslam'a muhalif düşünce ve davranışlara sahip olanların uydurdukları bir takım sapık tarikatlar vardır. Ama bunlara bakarak tasavvufun hakikatini reddetmek, papaza kızıp oruç bozmaktan başka bir şey değildir. Şeriat adına tasavvufu inkar edenler bizzat şeriatın cahilidirler.