Hz. Mahmud Sami ve Tasavvuf

Nefsin Islâhı İçin Beş Şart

Allah (C.C.) altı vâv-ı kasemle bildiriyor ki:

«Nefsini tezkiye eden muhakkak felaha dahil olmuştur.» (Eş Şems Sûresi, Âyet: 9)

Hemen müteakip ‘Ayet-i Kerîme’de de: «Ve muhakkak ki nefsini tezkiye edemeyen (temizleyemeyen) de hüsrana uğramıştır.» (Eş-Şems Sûresi, Âyet: 10)

Hal böyle olunca büyük cihad için çok çalışmaklığımız lâzımdır, önce kalbin hamdi olan zikrullah ile kalb aynası tozlan silinir, sonra zikir sadra intikal eder ve letaif-i hamse ile zikredilir, sonra da devrân-ı demle zikir hâli nefse intikâl ederek nefsin sıfatları tahavvüle başlar.

Kur’ân-ı Kerîm’de beyan edildiği üzere nefis altı kısımdır:

  • Nefsi Emmare (Sûre-i Yusuf)
  • Nefsi Levvame (Sûre-i Kıyâme)
  • Nefsi Mülhime (Vav-ı kasemlerle Sûre-i Şems)
  • Nefsi Mutmainne (Sûre-i El Fecr)
  • Nefsi Mardiye (Sûre-i El Fecr)

Nefsin ilk üç sınıfı hitab-ı İlâhî’ye lâyık görülmemiştir. Ancak nefsi mutmainne, radiye ve mardiye makamları hitab-ı İlâhî’ye lâyık görülerek methedilmişlerdir.

Cenab-ı Hak âyet-i kerîmede:

«Ey Rabb’ına muti olan nefsi mutmainne, sahibine dön. Sen ondan razı, o da senden hoşnut. Kullarımın arasına gir, cennetime dahil ol.» (El-Fecr Sû. Âyet: 27-30) buyuruyor.

Cenab-ı Hak, mutmainne nefis sahiplerini de yerlerinde kalmayıp çalışarak radiye ve mardiye makamlarına yükselmeğe davet ediyor. O hâlde bizlerin de kul olarak nefsimizi tezkiye edip bu sıfatlara nail olabilmek için bazı şartlara riâyet ederek çalışmamız gerekir. Bu şartlar:

  • Halâ-yı Batın (Az yemek, mideyi tam olarak, tıka basa doldurmamak.)
  • Zikr-i daimiye devam etmek.
  • Namazı, duayı ve diğer ibâdetleri huzur ve huşu ile edaya çalışmak.
  • Geceleri teheccüde kalkmak.
  • Salihlerle sohbet etmek.

Hz Mahmud Sami ve tasavvuf

Kaynak: Ma‘nevî Evlâdı Ömer Muhammed Öztürk’ün Sohbetleri

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu